Sebastiao Salgado
gelmiş geçmiş en büyük fotoğraf santçılarından biri, belgesel fotoğrafın ve foto-röportajın tartışmasız en önemli isimlerindendir. Bununla birlikte, fotoğraflarıyla insan eli değmemiş bölgelerden en kanlı iç savaşları belgeler. En vahim felaketleri yaşayan, kitlesel göçlerle doğdukları yeri terketmeye zorlanan insan topluluklarının hayatlarına dokunur. En ağır şartlarda çalışan işçilerden yaşam mücadelesi veren çocuklara kadar adeta yerküremizle birlikte nefes alıp veren, sömürülen insanın çığlığını belgeleyen yürekli bir aktivisttir.
Salgado, en önemli fotoğraflarına da yer veren bu çarpıcı kitapta olağanüstü macerasını aktarıyor. Eşi Leila ile benzersiz işbirliğini, ailesini, fotoğrafçı olmaya nasıl karar verdiğini, nasıl dünyayı adım adım dolaştığını, bu süreçte yaşadığı hayati tehlikeleri okurlarla paylaşıyor. Son olarak da eşiyle birlikte başlattıkları Instituto Terra, “Yeryüzü Enstitüsü” projesini anlatıyor. Atlantik ormanlarının çölleşmiş bölgelerini on senede iki milyondan fazla ağaç dikerek restore ederler. Bu muazzam projenin hayata geçirilme öyküsünü ve aşamalarını gözler önüne seriyor.
Bir sanatçı, aydın ve aktivist olarak Sebastiao Salgado, duvarların arkasında kalarak bağımızı kaybetsek de bu dünyanın bir parçası olduğumuzu anlatır. Ve onu nasıl dönüştüreceğimizi gösterir.
